GÖSTERMEYE BAĞLI EDEBÎ METİNLER

2014-02-24 16:33:00

 

GÖSTERMEYE BAĞLI EDEBÎ METİNLER

TİYATRO:

      Tiyatro, insan yaşamını jest, mimik gibi çeşitli hareketlerle canlandırarak göz önüne sermeyi amaçlayan öyküleme türüdür.  Tiyatro, Yunanistan’da şarap tanrısı Dionysos adına düzenlenen bağ bozumu törenlerindeki gösterilerden doğmuştur.

     Tiyatro eserinde olaylar oluş hâlinde gösterilir, olay örgüsü (dramatik örgü) eserin kişileri tarafından doğrudan canlandırılır, yazar varlığını hissettirmez ve bir anlatıcı bulunmaz.

Tiyatro ile ilgili bazı terimler:

     Adapte:Yabancı bir eseri; yer,  kişi adları, deyimleri, gelenek ve görenekleriyle yerli  hayata uygulayarak çevirme, uyarlama.

     Aksesuar:Tiyatro sahnesinde kullanılan eşya.

     Aksiyon:Hareket.  Roman, öykü  ve tiyatro gibi eserlerde konuyu genişleten asıl olaylar.

     Akustik:Tiyatro, konser salonu  vb.  kapalı yerlerin sesleri bozmadan yansıtabilme özelliği.

     Aktör:Oyunda rol alan erkek oyuncu.

     Aktrist: Oyunda rol alan kadın oyuncu.

     Dekor:Oyun kişilerinin olayları, yaşadıkları yeri seyirciye gösterebilmeleri için temsili ve somut tarzda hazırlanan çevredir.

     Dramatik örgü:Belli bir konu çevresindeki olayların sebep-sonuç ilişkisine bağlı olarak oluşturdukları bütünlüğe, göstermeye bağlı metinlerde dramatik örgü denir.

     Dublör:Tiyatro ve sinemada genellikle tehlikeli sahnelerde oynayan yedek oyuncu.

     Epizot:Bir öyküde asıl olaya karışan ikinci derecede önemli olay.

     Entrika:Roman, öykü ve tiyatro türlerinde olayların okuyucuda ya da seyircide merak uyandıracak şekilde birbirine dolanması.

     Fars: Güldürü ögesi daha çok hareketlerden ve nüktelerden çıkan oyun. Düşünceden çok göze ve duyulara hitap eder.

     Fasıl:Bölüm,  perde.

     Figüran:Bir oyunun kalabalık sahnelerini doldurmak için kullanılan, bazen birkaç söz söyleyen kişi.

     Jest:Oyuncunun oyun sırasında yaptığı el kol hareketleridir.

     Kostüm:  Tiyatroda sanatçıların oyuna uygun giydikleri kıyafet.

     Kulis:Tiyatroda sahnenin arkasında bulunan kısım.

     Konduit:Tiyatroda, rol sırası gelenlere sahneye çıkmalarını anımsatan kişi.

     Mimik:Yüzdeki kaş, göz, ağız, yanak gibi bölümlerin oyun sırasındaki anlamlı hareketleridir.

     Mizansen:Sahnedeki oyuncuların temsil ettikleri kişiye özgü hareketlerdir.

     Monolog:Tek kişinin konuşması.

     Oyun:Sanatçının rolünü yorumlama biçimi.

     Oyuncu:Bir oyun kişisini sahnede canlandıran erkek veya kadın tiyatro sanatçısına denir.

     Perde:Oyunun ana bölümlerinden her biri.

     Replik:1. Oyuncunun sözü karşısındakine bırakırken söyleyeceği son söz.   2. Diğer oyuncunun sözüne göre verilmesi gereken karşılık.

     Rejisör:Yönetmen.

     Rol:Oyuncuların eser kişilerini sahnede canlandırmaları işi.

     Sahne:1. Perde içindeki küçük bölümlerden her biri. 2. Gösterinin sunulduğu yer.

     Senaryo:Tiyatroda yazılı metin.

     Seyirci:Sahnede gösterilen oyunu seyreden kişilerdir.

     Suflör:Kuliste durarak oyunculara sözlerini fısıltıyla söyleyip hatırlatan yardımcı.

     Tirad:Sahnede kişilerin birbirlerine karşı söyledikleri uzun sözler.

     Uvertür:Operada, perde açılmadan önce orkestranın çaldığı parça.

TÜRK TİYATROSU

     I.  GELENEKSEL TÜRK TİYATROSU

          1. Karagöz

          2. Orta Oyunu

          3. Meddah

          4. Köy Seyirlik Oyunları

     II. MODERN TÜRK TİYATROSU

          1. Trajedi

          2. Komedi

          3. Dram

GELENEKSEL TÜRK TİYATROSU

1. KARAGÖZ (GÖLGE OYUNU)

     ÖZELLİKLERİ:

Ø Bir gölge oyunu olan Karagöz, deve derisinden kesilen ve tasvir adı verilen birtakım şekillerin (insan, hayvan, bitki, eşya vb.) arkadan ışıklandırılmış beyaz bir perde üzerine yansıtılması temeline dayanır.

Ø En önemli kişileri Karagöz ile Hacivat’tır. Bu kişilerin özellikleri genel olarak şöyledir:

         Karagöz: Saf ve temiz ruhlu, olayların gülünç taraflarını büyük bir ustalıkla yakalayan, mektep medrese görmemiş fakat zeki Türk halkını temsil eder.

         Hacivat: Medrese kültürüyle yetişmiş aydın ya da yarı aydın, dilde yabancı sözcüklere sıkça yer vermekten hoşlanan, Osmanlı kibar zümresini temsil eder.

         Celebi: Mirasyedi, zevk düşkünü, zengin bir kişidir.

         Beberuhi:Zekâsı fazla gelişmemiş, kambur, cüce bir tiptir.

         Zenne:Kadın

         Tuzsuz Deli Bekir:Kendine özgü giyiniş ve konuşma biçimi olan, argo kullanan, kabadayı, sarhoş, zorba bir  tiptir.

         Acem:Zengin bir tüccardır.

         Matiz:Sarhoş bir kişidir.

         Himmet:Sırtında baltası olan kaba saba bir tiptir.

Ø Karagöz oyununda ayrıca Arap, Arnavut, Ermeni, Rum, Yahudi gibi azınlıklara mensup tiplere de yer verilir.

Ø Oyunun ana konusunu iki asıl kahraman arasında geçen ve genellikle yanlış anlaşılmalara dayanan gülünç ama gülünç olduğu kadar da düşündürmeyi amaçlayan olaylar oluşturur.

Ø Karagöz oyunu şu bölümlerden oluşur:

a) Mukaddime (Giriş):Oyunun başlangıç bölümüdür. Perdede görüntü verilmeden önce müzik başlar, sonra konuya uygun bir görüntü verilir ve Hacivat “Of… Hay, Haak!” diyerek perde gazeline başlar.

b) Muhavere (Söyleşme):Bu bölümdeki olay Karagöz ile Hacivat arasında geçer.

c) Fasıl (Oyun):Oyunun asıl bölümüdür. Bu bölümde Çelebi, Beberuhi, Tuzsuz Deli Bekir, Efe, Matiz (Sarhoş), Zenne, Kastamonulu (oduncu, bekçi), Kayserili, Arnavut, Acem, Arap, Ermeni, Lâz, Tiryaki gibi diğer oyun kişileri de görülür.

d) Bitiş:Karagöz oyununun bittiğinin bildirilip kusurlar için özür dilenip gelecek oyunun duyurulduğu bölümdür.

 

2. ORTA OYUNU

     ÖZELLİKLERİ:

Ø Çevresi izleyicilerle çevrili bir alan içinde oynanan, yazılı metne dayanmayan, içinde müzik, raks ve şarkı da bulunan doğaçlama bir oyundur.

Ø Han, kahvehane gibi kapalı yerlerde de oynanmakla birlikte daha çok açık yerlerde ortada oynanır.

Ø Oyunun oynandığı yere palanga (meydan) denir.

Ø Oyunun dekoru, yeni dünya denilen bezsiz bir paravandan ve dükkân denilen iki katlı bir kafesten oluşur. Yeni dünya, ev olarak; dükkân da iş yeri olarak kullanılır.

Ø Oyunun en önemli iki kişisi Kavuklu ve Pişekâr’dır. Kavuklu, Karagöz oyunundaki Karagöz’ün, Pişekâr ise Hacivat’ın karşılığıdır.

Ø Orta oyununda kadın rolünü oynayan kadın kılığına girmiş erkeğe Zenne denir.

Ø Gülmece ögesi, Karagöz oyunundaki gibi yanlış anlamalara, nüktelere ve güldürücü hareketlere dayanır.

Ø Oyunda çeşitli mesleklerden, yörelerden, uluslardan insanların mesleki ve yöresel özellikleri, ağızları taklit edilir. Bunlar arasında Arap, Acem, Kastamonulu, Kayserili, Kürt, Frenk, Laz, Yahudi, Ermeni vb. sayılabilir.

Ø Orta oyunu şu bölümlerden oluşur:

a) Mukaddime (Giriş):Zurnacının Pişekâr havası çalmaya başlamandan sonra Pişekâr çıkar ve izleyiciyi selamlayarak oynanacak oyunun adını belirtir. Daha sonra zurnacı Kavuklu havasını çalar ve Kavuklu oyun alanına gelir.

b) Muhavere (Söyleşme):Kavuklu ile Pişekâr’ın birbirleriyle tanıdık çıktıkları tanışma konuşmasıyla başlar ve birbirlerinin sözlerini ters anlamalarıyla bir gülmece oluşturulur ki buna arzbâr denir. Sonra tekerleme başlar. Tekerlemede Kavuklu, bir rüyayı başından  geçmiş olağan dışı bir olaymış gibi anlatır.

c) Fasıl (Oyun):Oyunun asıl bölümüdür. Bu bölümde genellikle Kavuklu bir iş arar, Pişekâr’ın ona iş bulmasıyla olaylar gelişir.

d) Bitiş:Oyununun bittiğinin bildirilip kusurlar için özür dilenerek gelecek oyunun adının ve yerinin duyurulduğu bölümdür.

 

3. MEDDAH

     ÖZELLİKLERİ:

Ø Taklitler yapıp, hoş öyküler anlatarak halkı eğlendiren sanatçılara meddah adı verilir.

Ø Perdesi, sahnesi, dekoru bulunmayan bu tiyatronun her şeyi meddah denilen kişidir.

Ø Boynuna dolayıp terini silmek, kendisine taklidini yaptığı kişilere uygun giysiler, başlıklar yapmak; değişik sesler çıkarmak için kullandığı mendili ve oyunu başlatmak, seyirciyi suskunluğa çağırmak için; kimi zaman saz, kimi zaman süpürge, tüfek, at vb. amaçlarla kullandığı sopasından başka aracı da yoktur.

Ø Meddah kişilerin ağız özelliklerini taklit ettiği gibi hayvanların, doğanın ve cansız varlıkların seslerini de taklit eder.

Ø Bitişte özür diler, oyundan çıkan sonucu bildirir ve daha sonraki oyunun adını ve yerini söyler.

    

4. KÖY SEYİRLİK OYUNLARI

    ÖZELLİKLERİ:

Ø Kırsal bölgelerde, köylerde görülen, konularını daha çok yöresel yaşamdan alan seyirlik oyunların oluşturduğu bir tiyatro geleneğidir.

Ø Bolluk, sevgi, savaş, kıskançlık, yoksulluk gibi konular işlenir. Oyunların içeriği ve yapısı bölgelere göre farklılıklar gösterebilir.

Ø Oyuncular genellikle profesyonel değildir.

Ø Kılık değiştirme, kişileştirme, maskeler ve müzik oyun içinde yer alabilir.

Ø Kalıplaşmış sözlerin yanı sıra doğaçlamalar da bulunur.

 

MODERN TÜRK TİYATROSU

1. TRAJEDİ

     Yaşamın acıklı yönlerini, kendine özgü kurallarla sahnede yansıtmak; ahlâk, erdem örneği göstermek için yazılmış manzum tiyatro eserine trajedidenir. Başlıca özellikleri şunlardır:

Ø Konular mitolojiden ve tarihten alınır.

Ø Erdem ve ahlak önemsenir.

Ø Güldürüye yer verilmez.

Ø Kişiler, soylu ve olağanüstü kişilerdir. Tanrı, yarı tanrı, tanrıça, kral, kraliçe… gibi.

Ø Üç birlik kuralına (yer, zaman ve olay birliği) uyulur.

            Yer birliği:Olayın baştan sona kadar aynı yerde geçmesidir.

     Zaman birliği:Olayın 24 saat içinde geçmesidir.

     Olay birliği: Oyunun tek bir ana olay etrafında gelişmesidir.

Ø Çirkin sayılan vurma, yaralama, öldürme gibi olaylar sahnede gösterilmez; bu olaylar sahne gerisinden duyurulur.

Ø Kaba söyleyişlere yer verilmez.

Ø Genellikle manzum olarak yazılır.

Ø Beş perdeden oluşur.

Ø Diyalog ve koro bölümlerinden oluşur.

Ø Genellikle korolar lirik, diyaloglar dramatik bölümlerdir.

Ø Önemli yazarları şunlardır: Aiskhylos(Ayklos-M.Ö. 6.yy), Sophokles(Sofokles-M.Ö. 5.yy),  Euripides(Öripides – M.Ö. 5. yy),  Ennius(Enius – M.Ö. 3. yy), Corneille (Korneyl – M.S. 17.yy),  Racine(Rasin – M.S. 17.yy)

2. KOMEDİ

    İzleyiciyi güldüren, eğlendiren ve eğlendirirken düşündüren tiyatro türüne komedi denir. Klasik komedinin özellikleri şunlardır:

Ø Konular günlük yaşamdan alınır.

Ø Kişiler, çoğunlukla halk kesiminden seçilir.

Ø Toplumun ya da bireyin gülünç, trajik, çarpık yönlerini sergileyerek seyirciyi güldürmeyi, güldürürken de düşündürmeyi amaçlar.

Ø Acı veren olaylar (vurmak, yaralamak gibi) seyircinin gözü önünde gerçekleştirilebilir.

Ø Üslupta soyluluk aranmaz, her türlü kaba sözlere ve şakalara yer verilebilir.

Ø Nazımla yazılır.

Ø Eser ara vermeden oynanır, perde arası yoktur.

Ø Üç birlik kuralına uyulur.

Ø Diyalog ve koro bölümleri vardır.

Ø Komedinin üç türü vardır:

          Karakter komedisi:İnsan karakterinin gülünç ve aksak yanlarını konu alan komedidir. Örnek: Moliere’in “Cimri”, Shakespeare’in “Venedik Taciri”  gibi.

          Töre komedisi:Toplumun gülünç ve aksak yanlarını konu alan komedidir. Örnek: Moliere’in “Gülünç Kibarlar”, Gogol’un “Müfettiş”, Şinasi’nin “Şair Evlenmesi”  gibi.

           Entrika komedisi (Vodvil):Olayların şaşırtıcı biçimde düzenlendiği, çoklukla güldürmekten başka bir amaç güdülmeden yazılan komedidir. Örnek: Moliere’in “Scapin’in Dolapları”, Shakespeare’in “Yanlışlıklar Komedisi”  gibi.

Ø  Önemli temsilcileri şunlardır:Aristophanes(Aristofanes – M.Ö. 5. yy), Menandros(Menandros – M:Ö. 4. yy), Terentius(Terentius –M.Ö. 3. yy), Plautus(Platus–M.Ö. 3. yy), Moliere(Molyer–M.S. 17. yy)

3. DRAM

     Yaşamın acıklı ve gülünç yönlerini bir arada yansıtan tiyatro türüne dram denir. Özellikleri şunlardır:

Ø Üç birlik kuralına uyma zorunluluğu yoktur.

Ø Acıklı ve gülünç olaylar bir arada bulunabilir.

Ø Olay tarihten, herhangi bir devirden ya da günlük yaşamdan alınabilir.

Ø Kişiler halkın her kesiminden seçilebilir.

Ø Eski Yunan mitolojisine yönelik değerler yerine ulusal değerlere yönelme görülür.

Ø Acı veren olaylar (vurma, öldürme gibi) sahnede oluş halinde gösterilebilir.

Ø Perde sayısı yazarın isteğine bağlıdır.

Ø Hem şiirle hem düz yazıyla yazılabilir.

Ø Önemli temsilcileri şunlardır: William Shakespeare(16. yy),Goethe(Göte – 18.yy), Schiller(Şiller, 18. yy), Victor Hugo(19. yy)

6385
0
0
Yorum Yaz